Sidebar Ads

‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yargıyı kuvvetlendirdi’

‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yargıyı kuvvetlendirdi’

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Adli Yıl Açılışı töreninin üçüncü kez Cumhurbaşkanlığı’nda yapılmasına yönelik eleştirileri yanıtladı ve törene katılmayan 55 baroyu uyararak tepki gösterdi. Cirit, “Çatışma ve kavga, kurumsal ve toplumsal diyaloğun yerine geçerse çözümü kolay birçok teknik sorun, üst politik tartışmalara sıkışarak çözümsüz kalır. Bu sebeple, adli yıl açılışlarının halkın huzurunda, tüm tarafların katılımıyla şeffaf ve demokratik şekilde yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bu yapıcı ve uzlaşmacı tutumumuza destek olan Türkiye Barolar Birliği’ne ve davetimizi kabul eden barolarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

CUMHURİYET DAVASI
Yargıtay Başkanı Cirit, Cumhuriyet gazetesi davasında tartışma konusu olan sanıklardan bazılarının mahkûmiyeti istinafta kesinleşirken diğerlerinin Yargıtay’da temyize tabi olmasına ilişkin düzenleme istedi. Cirit, bu tip davalarda tüm sanıklara Yargıtay’a temyize başvuru yolunun açılmasını önerdi. Cirit, şunları söyledi:
BAĞIMSIZ YARGI DEĞİŞMEZ İLKE
“Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesiyle parlamenter sistemden farklı bir kuvvetler ayrılığı gündeme geldi. Yargının tarafsızlık özelliği güçlendirilerek denge ve denetleme görevi kuvvetlendirildi. Yargının, siyasal gücü elinde bulunduran yasama ve yürütme organı başta tüm güç odakları karşısında bağımsız olması hukuk devletinin değişmez ilkesidir.
Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde (YRSB) öngörülen 9 amacın gerçekleştirilmesi, adalet sistemimizin daha da güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Hâkimlerin coğrafi teminatının olması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi açısından olumlu bir adımdır.
DOSYALAR PİNPON TOPU GİBİ

Üzülerek belirtmem gerekir ki adli hizmetlerdeki kalite düşüklüğüne bağlı olarak dosyalar pinpon topu gibi yargı mercileri arasında gidip gelmekte ve bir türlü kesin hükümle sonuçlandırılıp adli sistem dışına çıkarılamamaktadır. Kamuoyunda rahatsızlık duyulan bir diğer husus aynı olayda aldıkları ceza bakımından bir kısım sanıkların istinafta itiraza, bir kısmının Yargıtay’da temyize tabi tutuluyor olması adil yargılanma hakkını zedeler niteliktedir. Bu halde suçlardan biri Yargıtay incelemesine tabi ise diğer suçların da bağlantılı olarak veya resen Yargıtay’a intikali adaletsizliğe engel olacaktır.
Yargıtay Onursal Başkanı ve üyelerinin hukuk fakültelerinde öğretim görevlisi olarak çalışmalarına imkân sağlayan kanuni bir düzenleme yapılabilir. Bu nitelikli öğretim üyesi açığının kapatılması bakımından faydalı olur.” 
AB RAPORU DEĞERSİZ BİR KÂĞIT PARÇASI
FETÖ soruşturmaları kapsamında eski yüksek yargı üyesi 178 kişi hakkında fezleke düzenlenmiş, bunlardan 175’i hakkında dava açılmıştır. Çağdaş hukuk sistemlerinde bunun dışında bir seçenek olamayacağını bilmek için hukukçu olmaya da gerek yoktur. Durum bu kadar açıkken ‘yargı bağımsızlığı’ kavramını, terör örgütüne bağlılık olarak anlayan ilerleme raporundaki ifadeler, söz konusu raporu değersiz bir kâğıt parçasına dönüştürmüştür.
Siyasi bir organ olan Avrupa Birliği (AB), hangi hukuk anlayışıyla ve nasıl bir meşru gerekçeyle kendisini Türk Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerine koymaktadır? Avrupa Birliği’nin bu tutumu, hukuk derslerinde okutulacak türden tam bir skandaldır.
YARGITAY ÜYELERİ ANITKABİR’DE
Adli yıl açılışı dolayısıyla İsmail Rüştü Cirit başkanlığındaki Yargıtay üyeleri, Anıtkabir’i ziyaret etti. Yargıtay üyeleri, Atatürk’ün mozolesine çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundu. 

Yorum Gönder

0 Yorumlar